13 Aralık 2016 Salı
"düşünmek bana ne verdi, beni hangi üstün mertebeye getirdi?"
(Bugün Sirenin Sesi'nde okudum bu 4 cümleyi. Oradan görmediyseniz, buradan okuyun istedim.)
Kalbimi paramparça etmiyor mu, ediyor elbette, her günün her saniyesi kalbimi olduğundan daha fazla parçaya ayırıyor. Kendimi, sessiz değil, suskun biri olarak bile düşünmemiştim, hiçbir şey düşünmemiştim ama her şey değişti. Benimle mutluluğum arasına saplanan mesafe dünya değildi, bombalar ve yanan binalar değildi, bendim, düşünmemdi, bir şeyleri asla koyveremiyor olmanın kansersi hali. Cehalet mutluluk mudur, bilmiyorum ama düşünmek çok acı verici ve söyleyin bana, düşünmek bana ne verdi, beni hangi üstün mertebeye getirdi?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Previously on Neverland : March Drizzles
Yağmurlarla sonlanan bir Mart oldu. Bir de oturup, kendimi, kafamı dinlediğim. Belirli tarihleri beklediğim. Acele etmediğim. Hiçbir yere k...
-
20li yaşlarındaki Kim Sol Ah (esas kızımız kendisi) bir tasarım şirketinde çalışıyor, tüm gün oturup müşterilere, firmalara, şirketlere f...
-
Çoook eskiden, şimdinin Polinezya diye adlandırılan adalarından birinde, ada halkının şefinin sevimli mi sevimli kızı Moana, babasının t...
-
Joseon Dönemi'nde bir zamandayız. Krallığın başkentinde Sim Jung Woo isimli kahramanımız, devlet sınavını en genç yaşta en birinci olara...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder