21 Mart 2016 Pazartesi

evde

Neyse bugün de eve sağ salim ulaştım. Sabahtan binbir panikle evden kütüphaneye ulaştıktan sonra baya bir çalıştım, ettim ama hesapladığımdan önce bitti. Yani sanırım aceleye getirdim, çok üşüdüm çünkü kütüphanede bir de acıktım. Ve zaten hastayım cumadan beri, burnum foşur foşur. Her burnumu sildiğimde kulaklarım çatırdıyor. Boğazım biraz düzelir gibi, antibiyotik ve nurofen işe yaramış olabilir o konuda. Ama hastayım. Sanırsam o sebeple ayrıca üşüdüm ama soğuktu be valla. Özellikle okuma salonu yani, buz gibi. Ordan çıktığım anda tuvalete falan giderken, fotokopi makinelerinin olduğu yer falan sıcacık, salon resmen buzhane. Kitaplar ekşimesin diye mi acaba?! Her neyse duramadım öyle daha fazla. Geri döndüm eve işim bitince. Yatıyorum valla şu an, İtalyanca kursuna da gidemedim. Saraylardan, metal kapların kabartmalarından, demirden tahtadan, çatalhöyük'ten, eponym listelerinden öğk geldi. O yüzden filmleri yazayım hazır yatarken. Bu arada resmen nefes alabilmek için film izliyorum da. Hani boş zamanlarımda film izlerim müzik dinlerim derler ya, boş olmayınca müzik dinlenmiyor mu derdim hep. Nasıl yani müzik her an olabilen, refleks gibi bir şey değil mi derdim. Hah şimdi onun gibi, film izlemek de nefes almak gibi oldu bana. Bu ortamda panik atak geçirmeme engel olan tek şey film izlemek şu anda.
Kısa kestim tamam, sadece ben evdeyim diyecektim, bugün yine doğuda genç insanlar boşu boşuna öldü ama ben eve sağ salim gelebildim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder