1 Eylül 2015 Salı

Asıl canavar Victor Frankenstein'ın köken hikayesi, Igor'un gözünden : Victor Frankenstein fragmanı



James için ölüp bittiğimi, yerinin bende ayrı olduğunu artık biliyorsunuzdur. Eh aman canım sen de önüne gelen oyuncuya hemencecik tav oluyorsun diyebilirsiniz, vallahi öyle değil. Ama demek ki öyle karakterler yaratıyorlar, öyle oyunculuklar ortaya koyuyorlar ki, perdede gördüğüm bu adamların sizin benim gibi insanlar olduklarını unutuveriyorum, kendimi onlara tapınırken buluyorum. Tapınmak dediysek, anladınız işte çılgınlar gibi filmlerini izlemekten, hayran hayran takip etmekten ibaret. Neyse, diyeceğim şey, oturup bir güzel hepimizin Mary Shelley'nin yazdığı satırları okuma vaktidir artık. Şöyle adam akıllı, tam bir metnini. Neden mi? Çünkü Max Landis'in yazdığı senaryoya göre edebiyatın belki de en hüzünlü canavarcığının - Victor Frankenstein'ın canavarının - kökenlerinin hikayesini izleyeceğiz yönetmen Paul McGuigan'ın filminde. Ben hem James hem de Daniel için heyecanlı olmanın yanında, nihayet kitabı elime almak için bir bahane bulduğuma mutluyum.
Fragmanda da söylediği üzere onların Şükran Günü diye belirttiği tarihte yani kasımın sonunda vizyona girecek gibi görünse de IMDb'de diğer ülkeler için tarih aralığı ekimin başından aralık başına kadar uzanıyor. Bizim için ise Beyazperde 11 aralık demiş. Hadi hayırlısı.
Bir de bu Andrew Scott göründüğü her sahneyi ele geçirmiyor mu? :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder