5 Nisan 2015 Pazar

batıl inançlar ve beyaz kafkasyalılar

History Extra'da geçenlerde okuduğum bir makalede (10 Superstitions We Carry Today) geçmişten bugüne kadar gelen ve sebebini veya çıkış noktasını bilmediğimiz batıl inançları incelemişlerdi. Böyle "köken" hikayeleri oldum olası özel ilgi alanımdır, bayılırım. Ama bu sefer okuduklarımda özellikle ilgimi çeken nokta bu "batı dünyası" diyebileceğimiz kültürde geçen batıl inançların aynı şekilde bizim kültür coğrafyamızı oluşturan bölgede de bir şekilde var olmasıydı. Misal, linkte de görebileceğiniz 5.maddedeki durum. Tahtaya dokunma mevzuu. Hani kötü bir şeyin bizim de başımıza gelmemesi için falan aman aman tahtaya vur deyip de bir iki tıklatırız ya. İşte bu oralarda da "touch wood" şeklinde geçiyormuş. Aynı şey, dünyanın geri kalanında da var. Hatta onlar bu durumun kökeninde meşe, dişbudak, alıç ağaçlarının kutsal olmasının yattığını söylüyor. Bu kutsal ağaçlara dokunursanız, kötü ruhların kötü gözlerin etkilerinden korunabilirsiniz demek oluyormuş. Çok mantıklı değil mi.
Bir diğer ilgimi çeken makale ise bu "white caucasian" oldu (Five things you didn’t know about the Caucasus) . Belki denk gelmişsinizdir, yabancı dizileri falan izlerken özellikle suç dramalarını falan izlerken, çoğu zaman zanlıları, yaralıları, kurbanları tarif etmek için belli terimler kullanırlar. Özellikle Amerika gibi tam bir genetik havuz olan bir ülkede mecburen insanları tarif etmek için böyle yöntemler geliştirmiş olmalılar diye düşünürdüm ben. Öyle ya "arabayı süren nasıl biriydi" diye sorduğunda dedektif, tutup da "amerikalıydı" dese tanığımız, karşılıklı kalırlar öylece. Bu yüzden mesela beyaz tenli ya da nasıl diyeyim, bize göre alelade görünen insanları tarif etmek için "caucasian" terimini kullanıyorlar. E insan da durup düşünüyor izlerken "ne alakası var bunların Kafkasya ile" diye. Her gördükleri beyaza Kafkasyalı deyiveriyorlar. İşte aslında bunun da bir kökeni varmış. 1775'te antropolojist Johann Friedrich Blumenbach bir tez yayınlamış. Bu tezinde insanları 5 çeşide ayırıyormuş: Mongol ya da Mongolyalı, Etiyopyalı, Malay, Amerikan yerlisi ya da kızılderili, Kafkasyalı. Bu sonucuna incelediği 60 kadar kafatasından yola çıkarak ulaşmış. Bu kafatasları arasında (Amerika'da yaşamış) genç bir Gürcü kadınınki de varmış. Blumenbach bu kafatasının mükemmel olduğuna inanıyormuş. Çünkü zaten daha önceden, taa 17.yy.da, Sör John Chardin adındaki bir seyahat yazarı amcamız Gürcü kadınlarını dünyanın en güzel kadınları olarak tanımlamışmış. Bu yüzden Blumenbach da demiş ki kendi kendine "eğer bu kafatası bir gürcü kadınınsa ve onlar da çok güzelse, demek ki bu kafatası mükemmel bir örnek beyaz ırk için. eh o zaman beyaz ırk da bu güzel insanlardan çıkmış diyebilirim". Yani büyük ihtimalle düşünce gelişim süreçleri bu şekilde olmuştur. O zamandan beri işte bu batı dünyası, artık neresiyse orası, beyaz ırka "Kafkasyalı" diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder